Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Birden fazla gazetenin genel yayın müdürlüğünü yaptım.
Ulusal gazetelerin temsilciliğini yürüttüm.
Radyo ve televizyon programları hazırlayıp canlı sundum.
Gazetecilik benim ekmek teknemdir.
Başka hiçbir işim olmadı.
Bu mesleğe sıfır yetenekle geldik.
Çıraklıktan yetiştik.
Karanlık odalarda film tab ettik.
Adliye muhabirliğinde, emniyet muhabirliğinde piştik.
Allah rahmet etsin, çok iyi duayenlerim oldu.
Bu mesleğe çok erken yaşta atıldım.
Gazetenin A’sından Z’sine her aşamasını öğrendim.
Radyoculuk yaptım, televizyonculuk yaptım.
Medyanın her alanında çalıştım.
Her çalıştığım yerde tecrübelerime yenilerini ekledim.
Çok şükür, öğrendiklerimi öğretme fırsatım da oldu.
Çıraklarım oldu.
Bana “dede” unvanını taktılar.
Ben de elimden geldiğince onlara tecrübelerimi aktarmaya çalıştım.
Rencide etmeden, onurlarını kırmadan…
Tek isteğim, bir meslek sahibi olmalarıydı.
Gazeteci oldular.
Onların da çırakları oldu.
Meslektaşlarım benim için önemlidir.
İyi işler yaptıklarında sevinirim.
Onlara zarar gelmesini istemem.
Çünkü bu meslek çok zor şartlarda yapılır.
Kimse uçuk kaçık paralar kazanmaz.
Herkes günü kurtarmaya çalışır.
Gazete sahibi olmak da zordur.
Medya sahibi olmak başlı başına ayrı bir yüktür.
Giderleri karşılamak, elde edilen gelirle çoğu zaman mümkün olmaz.
Anlayacağınız; patrondan çalışana kadar bu meslek zordur.
Hiç kimseye yaranamazsınız.
Zaten derdimiz yaranmak da değildir.
Bu iş sevilmeden yapılmaz.
Yerelde gazetecilik yapmak ise daha da zordur.
Biz alaylıyız.
Bugün birçok kişi gazetecilik, radyo-televizyon okuyor. Onlarda okuduklarını değil başka meslekler yapıyor. Öte yandan halkla ilişkiler, işletme, edebiyat,
gibi farklı bölümlerden mezun olup, gazetecilik eğitimi almadan bu mesleği yapanlar da bulunuyor.
Medya dünyasında çalışmak demek;
patronun ve müdürün tarafından sahip çıkılmak demektir.
Çalışanın haklarının gözetilmesi demektir.
Çok şükür Afyon’da, çalışılan birçok yerde gazetecilere sahip çıkılıyor.
Ben de yanımda çalışanlara hep sahip çıktım.
Kimseyi ötelemedim.
Çünkü müdür demek; yanında çalışanı ezip geçen değil, çalışanı kazanan demektir. Onu değersizleştirmek değildir. Hor görmek, küçümsemek, aşağılamak hiç değildir.
Biz böyle gördük.
Biz böyle öğrendik.
Biz böyle yaptık.