Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Dünyanın en güzel elma ağacı olabilirsiniz. Dallarınız bereketle dolabilir, gölgenizde nice insan soluklanabilir, çiçekleriniz baharın en güzel habercisi olabilir. Ama yine de birileri çıkıp size dönerek, “Neden portakal vermiyorsun?” diye soracaktır.
İşte tam da burada durup düşünmek gerekir. Çünkü mesele hiçbir zaman portakal değildir.
Mesele, insanların sizi olduğunuz gibi kabul etmek yerine, kendi beklentilerine göre şekillendirmek istemeleridir. Siz ne kadar emek verirseniz verin, ne kadar iyi niyetli olursanız olun, birileri sizde olmayanı arayacaktır. Oysa sizden olmayanı istemeleri, sizde olanın değerini eksiltmez. Elma ağacının suçu portakal vermemesi değil, insanların ağacın ne olduğunu unutmasıdır.
Ne gariptir ki insan, çoğu zaman eksik olduğu için değil; başkalarının beklentisini karşılayamadığı için kendini yetersiz hisseder. Oysa eksik olan kendisi değil, beklentilerin ölçüsüdür. Çünkü beklentinin sınırı yoktur. Bugün sessiz olmanızı isterler, yarın neden konuşmadığınızı sorgularlar. Konuşursunuz, bu kez fazla konuştuğunuzu söylerler. Fedakârlık yaparsınız, bunu görev bilirler. Bir kez “hayır” dediğinizde ise bütün iyiliklerinizi unutuverirler.
Hayatımızın en büyük yanılgılarından biri de herkesi memnun edebileceğimize inanmaktır. Daha anlayışlı olalım, daha sabırlı olalım, daha çok verelim derken, fark etmeden kendimizden vermeye başlarız. Gün gelir, başkalarının beklentilerini taşımaktan kendi benliğimizi omuzlayamaz hâle geliriz. Aynaya baktığımızda gördüğümüz kişi hâlâ bizizdir ama ruhumuz, başkalarının istediği biri olmaya çalışırken yorgun düşmüştür.
Oysa doğa bize sessiz ama çok güçlü bir hakikati fısıldar. Gül, menekşe olmaya çalışmaz. Çam ağacı meşe olmayı istemez. Kartal serçe gibi uçmaz. Elma ağacı da portakal verebilmek için köklerini değiştirmez. Çünkü doğanın bütün dengesi, her canlının kendi özüne sadık kalmasıyla ayakta durur. İnsan da ancak özünü koruyabildiği sürece güçlüdür.
Hayatta en büyük kayıp, başkalarının sevgisini kazanamamak değildir. En büyük kayıp, o sevgiyi kazanabilmek uğruna kendini kaybetmektir. Çünkü insan, karakterinden verdiği her ödünde biraz daha eksilir. Alkışlar çoğalabilir ama huzur azalır. Takdir artabilir ama vicdan sessizleşir. Ve bir gün gelir, herkesin istediği biri olurken, kendiniz olmaktan çıkarsınız.
Unutmayın; herkes sizi anlamak zorunda değildir. Herkes sizi sevmek zorunda da değildir. Ama siz, sırf sevilmek uğruna kendinizden vazgeçmek zorunda hiç değilsiniz. Kendi değerinizi, sizi yanlış tanımlayan insanların ölçüsüyle belirlemeyin. Çünkü yanlış beklenti, doğru insanı değersiz yapmaz.
Bu yüzden bırakın elma ağacı elma versin. Portakal isteyenler, portakal bahçesine gitmeyi öğrensin. Siz köklerinizi değiştirmeyin, meyvenizi inkâr etmeyin, özünüzden vazgeçmeyin.
Çünkü mesele portakal değildir…
Mesele, insanların elmayı görmezden gelip hâlâ portakal aramasıdır. Ve insanın en büyük başarısı, o arayışın içinde bile kendisi olarak kalabilmesidir.