Terzi Kendi Söküğünü Dikemez

Yayınlama: 28.04.2026
A+
A-

“Terzi kendi söküğünü dikemez” derler.
Basit bir atasözü gibi görünür ama insanın iç dünyasını anlatan büyük bir gerçeği taşır.
Çünkü insan çoğu zaman başkasına verdiği aklı, kendine veremez.
Başkası ağladığında teselli edecek cümleleri bulur ama kendi içine çöken sessizlikte ne söyleyeceğini bilemez.
Bir dostuna “geçecek” derken ikna edicidir, ama aynı cümleyi kendine kurduğunda inandırıcı gelmez.
İnsan insana şifadır denir ya…
Belki de en doğru sözlerden biridir.

Çünkü insan, kendi yarasına çoğu zaman kördür. Yarayı bilir ama derinliğini ölçemez. Acıyı hisseder ama nedenini çözemeyebilir. O yüzden bazen bir başkasının sesi, insanın kendi içinde bulamadığı ilacı taşır.
Bir doktor düşünün…
Hastalarına umut veren, herkese moral aşılayan, “bunu da atlatacağız” diyen biri…
Ama sıra kendi hastalığına geldiğinde aynı metaneti gösteremeyen, kendi korkularıyla baş başa kalan biri.
Çünkü bilgi her zaman teselli etmez. Bazen insan en çok bildiği yerden korkar.

Bir öğretmen düşünün…
Sınıfta onlarca çocuğa söz geçiren, yön veren, sabırla öğreten biri…
Ama kendi çocuğuna gelince aynı otoriteyi kuramayan, aynı dengeyi sağlayamayan biri.
Çünkü mesafe kalkınca roller değişir; bilgi yerini duyguya bırakır.

Bir psikolog düşünün…
Herkesin düğüm olmuş meselelerini çözerken sakin kalabilen ama gece kendi zihnindeki karmaşayla baş başa kaldığında yorulan biri.
Çünkü insan, başkasının hikâyesinde objektif olabilir; kendi hikâyesinde ise taraflıdır.
Aslında mesele yetersizlik değil.

Mesele, insanın kendine karşı çoğu zaman acımasız olmasıdır.
Başkalarına gösterdiği anlayışı kendinden esirger.
Başkalarının hatasını mazur görür, kendi hatasını affetmez.
Başkalarına dinlenmeyi öğütler, kendini sürekli erteler.
Başkalarına değer verir, kendini son sıraya koyar.
Belki de bu yüzden insanın insana ihtiyacı vardır.
Çünkü bazen aynaya bakmak yetmez, başka bir göz gerekir.
Kendi içimizde karanlık olan yerleri, başkalarının bakışı aydınlatır.
Biz kendimizi eksik okurken, bir başkası bize gerçeği hatırlatır.
Hayat sadece kendi aklımızla yürünecek bir yol değildir.

Bazen bir dostun cümlesi, bazen bir yabancının sözü, bazen samimi bir omuz dokunuşu insanı yeniden toplar.
İnsan tek başına her yarasını saramaz.
Çünkü bazı yaralar içeriden değil, dışarıdan gelen şefkatle iyileşir.
Ve belki de bu yüzden dünyadaki en büyük ihtiyaçlardan biri hâlâ insandır.
İnsan, bazen kendine yetemez…
Ama başka bir insana iyi gelir.

Sibel ŞENOCAK

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.