YARIŞ ATI DEĞİL YAŞAYABİLEN ÇOCUKLAR YETİŞTİRİN

Yayınlama: 17.06.2026
A+
A-

Geldik yine büyük bir maraton sonuna. Hafta sonu lise kademesi öğrencilerimizin gireceği YKS, nağm-ı diğer ölüm kalım sınavı(!) var. Böyle ifade ettim çünkü sınav sürecindekilerin birçoğu böyle algılıyor. Oysa sınavlar sadece bizim başarımızı ölçen birer araçlardır. Bizler bunu araç olmaktan çıkarıp amaç olduruyoruz. Çocuklarımızı çok erken dönemlerde, çok sıkı çalışmalara başlatıyoruz. Bütün düzenimizi onlara göre kurguluyoruz. Misafir almıyoruz, misafirliğe gitmiyoruz, dışarı çıkmıyoruz, faaliyet yapmıyoruz… Sonra ne oluyor sınava dair yaşadığımız en küçük olumsuzlukta yıkılıyoruz. Ama bunu kendimize biz yaptık!

Akademik süreçler evet önemli. Akademik başarımızın iyi olması geleceğimizi kurgulama noktasında bir evet öneme sahip. Ama tek yordayıcı değil. Bizler farkında olmadan akademik robotlar yetiştirirken iki cümleyi bir araya getirip konulamayan, sosyal ortamlarda çekimser, odalarından dışarı çıkmayan, beceri kazanmaktan hatta bir şey deneyimlemekten yoksun gençler yetiştiriyoruz. Eğitim sistemi de buna hizmet ediyor tabi ki! Sadece sınavla ölçerek üniversitelere girme, fen ve matematik yaparsan kan tutmuş, hastalarla uğraşma ve kabul sınırlarının yoksunluğu hiç önemli değilmişçesine tıp fakültesine gitmek, Türkçe matematik yaparsan insan ilişkilerin nasıl, dinlemeyi veya konuşmayı sever misin hiç önemli değilmişçesine hukuk ya da pdr psikoloji yazmak… Tüm bunlar koca bir hiçlik doğuruyor. Tüm bunlar kendini bilmez, mesleğine uygun olmayan, mutsuz insanlar doğuruyor.

Peki soruyorum size mutsuz olduğunuzda paranızı, yaşadığınız yeri hatta gözünüzün önündeki küçücük güzellikleri görebiliyor musunuz? Mutsuz olduğunuz sürece yarım bardak dolu olan suya hep “ama bunun yarısı boş” diyeceksiniz. Elinizde milyonlar olsa “neden benim milyarlarım yok” diyeceksiniz, bir araba ev alsanız “neden benim iki arabam, üç evim yok” diyeceksiniz. Çünkü siz mutsuz ve buna bağlı olarak da memnuniyetsizsiniz.

Ama bu döngü kırılabilir. Nasıl mı? Çocuklarınızı yarış atı konumundan çıkararak, onları ayşeyle aliyle kıyaslamayı bırakarak, onlara koşulsuz sevildiğini hissettirerek, denemekten korkmadıkları arkalarında hep sizi hissettikleri güveni aşılayarak, her şeyden önemlisi sürekli eleştirmek yerine onları takdir ederek. Bırakın matematikten iki net az yapsınlar ama insan sevgisini öğretin, bırakın feni yapamıyor olsun ama “ben şunda başarılıyım” deyip kendini tanıyabilsin.

Bu zamana kadar bu olumsuz saydıklarımın çoğunu zaten yapmışsanız da yine de geç değil. Bu döngü kırılabilir. Bugünden sonra yeni bir yaşantı, yeni bir dinamik oluşturabilirsiniz. Çünkü siz mutlu olmaya, huzura ve sağlıklı ilişkilere layıksınız. Ve bunu sizden başka kimse size sağlayamaz. Haydi değişime!

 

Psikolojik Danışman & Aile Danışmanı

Tuba Çavaş

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.