Afyon’un Beldeleri, Termal Sahaları ve Tıkanan Şehir Vizyonu II

Yayınlama: 03.06.2026
A+
A-

 

 

 

Afyonkarahisar’ın büyükşehir hedefini konuşurken meseleyi yalnızca merkez belediye üzerinden ele almak eksik olur. Çünkü Afyon artık sadece merkezden ibaret değildir. Çevresindeki beldeler, termal sahalar, büyüyen konut alanları, ulaşım aksları ve turizm bölgeleriyle birlikte düşünülmesi gereken daha geniş bir şehir havzasına dönüşmüştür.

Fakat ne yazık ki Afyon’un çevresindeki bazı belde belediyelerinin mevcut kapasitesi bu büyük resmi taşıyacak güçte değildir. Bu durum yalnızca yerel bir yönetim problemi değil, doğrudan Afyon’un gelecek vizyonunu tıkayan yapısal bir meseledir.

Şehir fiilen büyüyor; ama idari yapı parçalı kalıyor. İnsanlar bir beldede oturup merkezde çalışıyor, merkezde okuyup çevre yerleşimlerde yaşıyor, aynı yolları kullanıyor, aynı trafiğe giriyor, aynı altyapı sorunlarını yaşıyor. Fakat yönetim ölçeği ayrı ayrı düşünüldüğü için şehir bütüncül bir akılla planlanamıyor.

Bir tarafta merkez belediye, bir tarafta belde belediyeleri, başka bir tarafta özel idare ve farklı kurumlar devreye girince yol, imar, altyapı, ulaşım, çevre düzenlemesi ve şehir estetiği parçalı hale geliyor. Bu parçalı yapı da Afyon’un büyük düşünmesini engelliyor.

Açık söylemek gerekir: Afyon’un çevresindeki belde belediyelerinin yetersizliği artık sadece kendi sınırları içinde kalan bir sorun değildir. Bu yetersizlik, Afyonkarahisar’ın genel şehir vizyonunu tıkayan bir engele dönüşmüştür.

Bu sorun özellikle termal bölgelerde daha görünür hale gelmektedir.

Afyonkarahisar Türkiye’nin en önemli termal potansiyellerinden birine sahiptir. Fakat Gazlıgöl, Sandıklı ve Heybeli gibi termal sahaların hâlâ etkin, vizyoner ve uluslararası ölçekte planlanmış turizm alanlarına dönüşememiş olması ciddi bir kayıptır.

Bu bölgeler yalnızca sıcak su çıkan yerler olarak görülemez. Termal sahalar; sağlık turizmi, yaşlı bakım turizmi, rehabilitasyon merkezleri, sporcu kamp alanları, kongre turizmi, nitelikli konaklama, gastronomi, doğa turizmi ve kültürel destinasyonlarla birlikte ele alınması gereken stratejik alanlardır.

Ama çoğu zaman termal potansiyel dar bir işletmecilik anlayışına sıkıştırılmıştır. Sıcak su vardır, tesis vardır; fakat bütüncül marka yoktur. Konaklama vardır; ama uluslararası sağlık turizmi stratejisi zayıftır. Tanıtım vardır; ama dünya ölçeğinde güçlü bir destinasyon algısı oluşmamıştır.

Bu durum Afyon’un hem ulusal hem de uluslararası imajını sarsmaktadır.

Çünkü böylesine büyük bir termal potansiyele sahip olan bir şehir, kendi değerini dünyaya yeterince anlatamıyorsa, burada sadece tanıtım eksikliği değil, vizyon eksikliği vardır. Gazlıgöl, Sandıklı ve Heybeli gibi sahalar etkin ve nitelikli biçimde değerlendirilemediğinde, Afyon’un turizm iddiası da zayıflamaktadır.

Bu tablo Afyon’u yalnızca ekonomik olarak değil, mental olarak da geriye götürmektedir.

Ekonomik olarak geriye götürmektedir; çünkü şehir hak ettiği turizm gelirini elde edememektedir. Yerel esnaf, otelci, restoran işletmecisi, ulaşım sektörü, kültür ve hediyelik eşya ekonomisi, tarım ve gıda üreticisi bu potansiyelden yeterince beslenememektedir.

Mental olarak geriye götürmektedir; çünkü şehir kendi değerine inancını kaybetmektedir. İnsanlar zamanla “Bizden olmaz”, “Afyon zaten böyle”, “Bu şehir değişmez” duygusuna hapsolmaktadır. Oysa şehirlerin kaderini önce zihinsel eşikler belirler. Bir şehir kendi potansiyeline inanmazsa, başkalarına da kendini inandıramaz.

Afyon’un sorunu potansiyel yokluğu değildir. Afyon’un sorunu, potansiyelini büyük bir akılla örgütleyememesidir.

Gazlıgöl, Sandıklı ve Heybeli termal sahaları ayrı ayrı, dağınık ve günübirlik bakışlarla değil; Afyonkarahisar’ın bütüncül turizm master planı içinde değerlendirilmelidir. Bu alanlar sağlık turizmi, kültür turizmi, gastronomi, tarih, doğa ve şehir markasıyla birlikte ele alınmalıdır.

Afyon’un termali yalnızca “sıcak su” değildir.

Doğru planlanırsa Afyon’un dünyaya açılan kapısıdır.

Tam da bu nedenle büyükşehir hedefi önemlidir. Çünkü büyükşehir modeli, doğru kurulduğu takdirde parçalı yerel yönetim anlayışını aşma, çevre beldeleri ve termal sahaları daha bütüncül bir planlama içinde değerlendirme imkânı sağlayabilir.

Elbette büyükşehir olmak tek başına bütün sorunları çözmez. Kötü yönetilen bir büyükşehir de başarısız olabilir. Ama güçlü bir şehir aklı, liyakatli kadrolar, ciddi planlama, mali disiplin ve ortak vizyonla büyükşehir statüsü Afyon’un dağınık potansiyelini toparlayacak bir fırsata dönüşebilir.

Bugün Afyon’un ihtiyacı tam da budur.

Merkezle bütünleşmiş beldeler, termal sahalar, turizm aksları, ulaşım hatları, kentsel dönüşüm alanları, sanayi bölgeleri ve kırsal mahalleler aynı büyük resmin parçaları olarak görülmelidir. Artık kimse “burası merkez belediyenin işi”, “burası belde belediyesinin sınırı”, “burası özel idarenin alanı” diyerek sorumluluğu birbirine atamaz.

Afyon’un meseleleri sınır çizgilerine sığmayacak kadar büyümüştür.

Bu yüzden AK Parti milletvekilleri, Burcu Başkan, valilik, belediye, ilçe ve belde yöneticileri bu tabloyu ciddiyetle ele almak zorundadır. Afyonluya karşı borç sadece merkezde yol yapmakla, kaldırım düzenlemekle ödenmez. Asıl borç, bu şehre hak ettiği ufku kazandırmaktır.

Afyon’un çevresindeki beldeler Afyon’un yükü değil, doğru planlanırsa geleceğinin taşıyıcı unsurları olabilir. Termal sahalar da doğru yönetilirse Afyon’un dünyaya açılan vitrini haline gelebilir.

Ve artık şu soruyu sormanın zamanıdır:

Afyonkarahisar, elindeki imkânlarla yetinmeye devam mı edecek; yoksa bu imkânları büyük bir vizyona dönüştürmeyi başarabilecek mi?

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.