GÖR BENİ!!!

Yayınlama: 31.03.2026
A+
A-

Bir insan düşün…
Sevilmek için çabalayan.
Değer görmek için kendini hatırlatan.
Başarır ama takdir edilmez…
Yapar ama teşekkür duymaz.
İçinde büyüyen tek bir cümle vardır:
“GÖR BENİ”…
İnsan neden görülmek ister?
Çünkü bu, doğamızın en saf ihtiyacıdır.
Sevilmek… fark edilmek… varlığının bir başkasının gözünde anlam bulduğunu hissetmek…
Bu sadece bir istek değil, bir varoluş meselesidir.
Ama garip olan şu:
Biz çoğu zaman bunu fark etmeyiz.
Sevildiğimizi varsayarız, değer gördüğümüzü sanırız.
Çabalarımızın karşılıksız kalmasını “normal” diye adlandırırız.
Ta ki bir gün durup içimize baktığımızda o sessiz boşlukla yüzleşene kadar…
İşte o an anlarız:
Görülmediğimizi.
Bu duygunun kökü derindir.
İlk sahnesi ailede başlar.
Bir çocuğun anne babasına kendini sevdirme çabasında…
Sonra öğretmen gelir…
Sonra bir sevgili…
Sonra eş…
Ve hatta eşin ailesi…
Hayat boyunca sahne değişir ama oyun aynı kalır:
“GÖR BENİ!”
Peki neden?
Gerçekten sevilmeye layık değil miyiz?
Yoksa görünmez miyiz?
Hayır…
Hiçbiri değil.
Asıl gerçek daha serttir:
Biz kendimizi görünmek zorunda hisseden bir kalıba sokarız.
Sevilmek için çabalamamız gerektiğine inanırız.
Değer görmek için kendimizi ispat etmek zorunda olduğumuzu düşünürüz.
Ve fark etmeden kendimizi şuna mahkûm ederiz:
“Ben olduğum gibi yetmem.”
İşte kırılma noktası tam da burasıdır.
Çünkü insan, görüldüğü için değerli değildir.
Değerli olduğu için görülür.
Sen kendini görmeden…
Sen kendini kabul etmeden…
Sen kendine “ben yeterim” demeden…
Dünyanın seni fark etmesini beklemek, karanlıkta aynaya bakıp kendini aramaya benzer.
Belki de sorun kimsenin seni görmemesi değil…
Senin kendine sırtını dönmüş olmandır.
Ve belki de bu yüzden, en çok duyulması gereken cümle başkalarından değil, içimizden gelmelidir:
“Ben buradayım… ve kendimi görüyorum.”

Sibel ŞENOCAK

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Atike Şenocak dedi ki:

    Yüreyine eline sağlık çok güzel bir yazıydı iç sedimize tercüman olmuş un 🥹🩷