Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Hatta “öcüler” de diyebiliriz. Çünkü dini kullanarak insanları sömürenlere “öcü” demek belki de daha doğru.
Bundan yıllar önce “diğerleri” patlak vermişti. Din adı altında her yerdeydiler. Onlardan değilsen ayrışıyordun, dışarıda kalıyordun. Şimdi bakıyorum, “bunlar” kendi düzeneklerini kurmuş; bu kez kendilerini diğerlerinden ayrıştırıyorlar.
Peki farkları ne?
Hâlâ düşünüyorum.
Benim görebildiğim en belirgin fark şu: Para gani!
Peki neden bu kadar çoğaldılar? Neden dini bu kadar rahat kullanabildiler?
Çünkü okumayan bir halkız. Dini okumaktan çok dinlemeyi seviyoruz. “Bizim dinimizi biri bize anlatsın.” diyoruz. Bir şeyhimiz olsun, peşinden gidelim; Allah ile aramıza birilerini koyalım istiyoruz. Sonra canımız yandığında da “Biz Allah rızası için yaptık, yardım ettik, kötü bir niyetimiz yoktu.” diyerek yapılanları savunuyoruz.
Oysa açıp Kur’an’ı okusak, onu gerçekten bir kılavuz olarak kullansak belki de kimsenin din üzerinden kurduğu düzene bu kadar kolay teslim olmayacağız. İnancımızı birilerinin ağzından değil, kaynağından öğrenmeye çalışacağız. Kimseyi kutsallaştırmayacak, kimseyi Allah ile aramıza koymayacağız.
Bir de işin “kul hakkı” tarafı var.
Lafa gelince kul hakkından çok korkarlar. Ama torpille bir yerlere yerleşirken aynı hassasiyet nereye gider, bilinmez. Sonra bunun da kılıfı hazırdır: “Biz İslam’ı yayıyoruz. Yüksek yerlerde bizden insanlar olsun.”
Peki bunun neresi adalet?
Hak etmediğin bir yere bir başkasının hakkını yiyerek geliyorsan, bunu hangi güzel cümleyle süslersen süsle, ortada yine bir kul hakkı vardır.
Ne yazık ki dün “onlar” vardı, bugün “bunlar” var. Yarın kim bilir hangi “-cular”, hangi “-bucular” çıkacak karşımıza?
İşin bir başka acı tarafı daha var. Okumayan diğer kesim de bütün bunlara bakıp, “Ben bunlar gibi olmayacağım.” diyerek İslam’dan uzaklaşıyor. Hatta bazen Müslümanlığı bütünüyle reddediyor.
İşte tam da burada şunu söylemek gerekiyor:
Siz Müslümanlığı yaymıyorsunuz. Siz dini kendi çıkarınıza alet ettikçe insanları dinden soğutuyorsunuz.
Bir tarafta dini kullanarak güç, makam ve para elde etmeye çalışanlar; diğer tarafta onların yaptıklarını dinin kendisi zannederek inancından uzaklaşanlar…
Arada kaybolan ise insanın kendi aklı, vicdanı ve okuma sorumluluğu oluyor.
Yazık.
Bu kadar cahillik gerçekten fazla.
Umarım artık bu son olur. Ama bunun son olması için yeni bir “kurtarıcı”, yeni bir şeyh, yeni bir cemaat beklememize gerek yok.
Belki yapacağımız şey çok daha basit:
Okumak. Sorgulamak. Aklımızı bir başkasına teslim etmemek.
Ve artık gerçekten gözümüzü açmak.