“DEĞERSİZ”LİK HİSSİNİN İÇ YÜZÜ

Yayınlama: 25.02.2026
A+
A-

Son yıllarda toplumumuzda “değer” algısı ve ihtiyacı öne çıkmaya ve önem kazanmaya başladı. Manşetler boy boy yazmaya başladı: “Kendi değerinizi bilin!”, “Değerinizin farkına varın ve sizi değersizleştirenlerden uzak durun!”. Evet ben de diyorum öz değerimizi bilmek ve buna dair farkındalığımızı artırmak yaşamımızı sağlıklı devam ettirmek için çok önemli.

Peki nedir bu değerli ya da değersiz hissetme durumu? İnsanın doğası gereği ihtiyaçları vardır. Sevmek, sevilmek, ait hissetmek, saygı duyulmak… gibi. Biz bu ihtiyaçları karşılayamadığımızda, sürekli etrafımızdakilerden olumsuz eleştiri, kıyaslama aldığımızda kendimizi yeterli hissedememe durumuyla karşılaşırız. Bu da beraberinde değersizlik duygu ve düşüncelerini getirir. Kişinin kendini yeterli bulmaması, sevilmeye değer görmemesi, başarısız hissetmesi çoğu zaman otomatik düşüncelerimizden kaynaklanır. Bu da çoğu zaman küçüklükten gelen şemalarımızla bağdaşır. Çocukluktaki koşullu sevgiler, kıyaslama cümleleri, doğru duygusal doyumsamayı yaşayamama bugünümüzü etkileyebilir. Kişi bir yerde döngüyü kıramaz ve kendini bu döngünün içine yerleştirirse zamanla değersizliğin yanına özgüven, özsaygı, içe kapanma, sosyal anksiyete, motivasyon kaybı gibi olumsuzluklar da eklenir. Peki bu durumla baş etmek mümkün mü? Elbette mümkün. İlk olarak kişi kendini fark etmeyle başlamalıdır. Hangi durumların onu rahatsız ettiğini, neyi yaparken keyif aldığını ya da nelerde başarılı olduğunu. Kendini iyi hissettiği ve yapabildiğini düşündüğü alanlar artırmalı, kendine güvenini yavaş yavaş geri kazanmalıdır. Yapamadığ şeyler konusunda iç konuşmalarını değiştirmeli, “ben yapamam, hiç başaramam” yerine “deneyeceğim, elimden geleni yapıyorum” gibi cümlelerle kendi iç konuşmalarını yapmalı. Sürekli onu eleştiren, kıyaslayan ve kişinin potansiyelini ortaya koymasına engel olan kişi ve ortamlardan da uzaklaşmalıdır. Çünkü dışarıdan duyduğumuz, maruz kaldığımız sesler ister istemez bizim bilinç altımızı yani kendimizi algılamamızı olumsuz yönde etkiler. O ortamları, kişileri terk edip kendimize gerçekten bize değer veren ve gelişimimizi destekleyen bir çevre oluşturmalıyız.

Bu bahsettiğim değişim/dönüşüm her zaman burada bahsettiğim kadar kolay değildir. Zaman ve dirençli duruş gerektirir. Bazen de bu dönüşümü tek başımıza yapamayız. Kendi başımıza halledemediğimiz noktalarda ise kendi hayatımızı geri kazanmak ve mutlu bir yaşam sürebilmek için mutlaka bir uzmandan destek almalıyız. Unutmayalım ki “değersizlik” hissi bizim kim olduğumuzu tanımlamaz. Sadece geçmiş yaşantılarımız ve hatalı öğrenmelerimizi yansıtır. Biz biliyoruz ki öğrenilen düşünce ve davranışların her zaman değişme ve yenilenme gücü vardır. Siz de bu güce inanın, değişimi isteyin.

 

Psikolojik Danışman & Aile Danışmanı

Tuba Çavaş

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.