ARKADAŞLIĞA/SOSYAL İLETİŞİME DAİR

Yayınlama: 07.01.2026
A+
A-

Hepimiz dünyaya gözlerimizi açtığımızda ilk olarak ailemizle karşılaşırız. İlk doğrularımızı, yanlışlarımızı hatta hayata dair ne varsa onlardan öğrenmeye başlarız. Bu bazen rol model olarak öğrenme olur bazense nasihat/öğüt ve sözel deneyim aktarılmasıyla.

Ailenin dışında sosyal hayata başladığımızda ise büyük bir alanı arkadaşlık ilişkilerimiz kapsar. Arkadaşlıklarla yeni yaşantılar, deneyimler öğrenmeye başlarız. Onlarla güler, onlarla üzülür, onlarla kızarız. Tüm bu bahsettiğim şeyler hayatın olağan bir getirisidir ve iyi bir arkadaşlık ilişkisiyle karşı karşıyaysak bunların her biri yaşanıp geçilen birer deneyim olur. Fakat bir de tersi bir boyut vardır: arkadaşlık/akran çatışması. Bizler sosyal varlıklarız ve Maslow da “İhtiyaç Üçgeninde” arkadaşlık ilişkilerinin öneminden ve gerekliliğinden bahsetmiştir. Yani bu ilişkiler bizim ihtiyacımız. Maalesef ki toplumumuzda iyi olan arkadaşlık ilişkileri günden güne azalmakta ve yerini zorbalıklara, bireysel yaşantılara bırakmaktadır. Daha da kötüsü zorbalıklar ve yalnız yaşam övülmeye başlanıp herkese “aslında böyle olmalısın” anlayışı lanse edilmektedir. Peki bu zorbalıklar ve bireyselcilik nereden başlar? Bu kavramlar kendi kendine öğrenilen bir durum değildirler. Ya bu durumla karşı karşıya kalınmıştır ve model alarak öğrenilmiştir ya da bu bizim bir maskemizdir. Her iki duruma baktığımızda da sonucunda bizim duygusal ya da fiziksel zararımızdan bahsedebiliriz. Bilimsel araştırmalar bize gösteriyor ki psikolojik, bedensel veya bilişsel herhangi bir rahatsızlık söz konusu olduğunda çevre ve arkadaş desteği iyi olma durumuna büyük katkılar sunuyor. Ruhumuza hatta fizyolojimize iyi geliyor bu ilişki dinamikleri. Hal böyleyken peki neden hala birbirimizi zorbalıyoruz ya da “ben yalnız daha mutluyum kimseye ihtiyacım yok” masalına kendimizi inandırıyoruz. Hadi biraz dinleyin kendinizi, içiniz gerçekten ne söylüyor? İzin verin kendinize, duygularınıza hatta bazen mutsuzluğunuza ve öfkenize. Herbiri sizin parçanız ve siz onlarla çok değerlisiniz. Bir arkadaşınız mutsuzsa kulak verin ona, beraber aşabiliriz ben buradayım deyin. Biri sizi zorbalıyorsa, size öfkeleniyorsa anlatmak istediğin bir şey var mı, ben dinlerim iyi iletişimdeyken daha mutlu ve güçlü olabiliriz deyin.

Eğer herkes olan bitenden elini ayağını çekerse işte o zaman toplumumuz gerçekten yaşanılamaz hale gelir. İnsan olmamızın, arkadaşlık ve sosyal ilişkilerimizin önemini ve değerini unutmayın. Kendinize ve karşınızdakine bir fırsat, bir değer verin. Bakın o zaman her şey daha da güzelleşiyor.

 

Psikolojik Danışman & Aile Danışmanı

Tuba Çavaş

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.