Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Afyonkarahisar’ın termal suyu yıllardır şehrin en önemli değerlerinden biri.
Otellerimiz var, kaplıcalarımız var, termal tesislerimiz var.
Ama artık başka bir soru sormamız gerekiyor:
Bu termal zenginliği sağlık bilimiyle ne kadar buluşturabiliyoruz?
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi-Yatırımcı İş Birliği ile Ömer-Gecek’te hazırladığı 300 bin metrekarelik Termal Sağlık Köyü ön master planı dikkat çekiyor.
Bana göre bu proje, sadece AFSÜ’nün yeni bir yatırım planı olarak görülmemeli.
Bu, Afyonkarahisar’ın sağlık turizmi geleceği açısından önemli bir vizyon.
AFSÜ burada ne yapmak istiyor?
Ön master plana baktığımızda oldukça geniş bir yapı görüyoruz.
Termal sağlık ve rehabilitasyon…
Sağlık turizmi ve konaklama…
Wellness…
Eğitim ve araştırma…
Ar-Ge…
Dijital sağlık…
Sosyal ve ticari alanlar…
Ulaşım ve otopark…
Yeşil alan ve rekreasyon…
Yani mesele yalnızca termal sudan faydalanacak insanların konaklayacağı bir tesis kurmak değil.
Burada sağlık, tedavi, rehabilitasyon, eğitim, araştırma, teknoloji ve konaklamanın aynı merkezde buluşturulması hedefleniyor.
Bence projenin en önemli tarafı da bu.
300 bin metrekare az bir alan değil
Projenin ana alanı 300 bin metrekare.
Yaklaşık 100 bin metrekarelik bölümünün yeşil alan, park ve rekreasyon alanı olarak planlanması dikkat çekiyor.
Bunun yanında gelecekte kullanılmak üzere 123 bin 45 metrekarelik genişleme alanı da öngörülüyor.
Bu rakamlara baktığımızda karşımızda klasik anlamda bir sağlık tesisi olmadığını görüyoruz.
Daha büyük bir yapı düşünülüyor.
Adına “Termal Sağlık Köyü” denmesi de zaten bunu anlatıyor.
AFSÜ’nün farkı nerede?
Afyonkarahisar’da termal tesisler zaten var.
O halde AFSÜ’nün projeye katacağı en önemli değer ne?
Bence cevap açık:
Bilim.
Çünkü AFSÜ’nün sağlık bilimleri alanındaki akademik kapasitesi, termal kaynakların sağlık hizmetleriyle daha sistematik şekilde buluşturulmasına imkan sağlayabilir.
Tedavi…
Rehabilitasyon…
Eğitim…
Araştırma…
Ar-Ge…
Dijital sağlık…
Bütün bunların termal turizmle aynı yerde buluşması, Afyonkarahisar açısından yeni bir model oluşturabilir.
Termal turizmden termal sağlık turizmine
Burada küçük gibi görünen ama aslında çok önemli bir fark var.
Termal turizm başka.
Termal sağlık turizmi başka.
Bir kişi Afyonkarahisar’a gelip birkaç gün termal otelde kalabilir.
Ama sağlık turizmi modelinde süreç daha farklı.
Hasta geliyor.
Tedavi görüyor.
Rehabilitasyon hizmeti alıyor.
Uzmanlar tarafından takip ediliyor.
Gerekirse uzun süre konaklıyor.
Ve bütün bu süreç bilimsel bir sağlık altyapısıyla yürütülüyor.
AFSÜ’nün Termal Sağlık Köyü projesinin asıl hedefinin de bu anlayışa yaklaşmak olduğu görülüyor.
Yeşil alan ayrıntısı neden önemli?
Projede yaklaşık 100 bin metrekarelik alanın yeşil alan ve rekreasyona ayrılması da bana göre önemli.
Çünkü sağlık artık yalnızca hastane odasından ibaret değil.
İnsanların tedavi gördüğü, dinlendiği, yürüyüş yaptığı, sosyal hayatını sürdürebildiği, uzun süreli rehabilitasyon sürecini daha rahat geçirebildiği alanlar da sağlık hizmetinin bir parçası haline geliyor.
Bu nedenle projenin “köy” konsepti aslında önemli bir mesaj veriyor.
Burada sadece sağlık hizmeti değil, bir yaşam alanı oluşturulması düşünülüyor.
Ar-Ge ve dijital sağlık neden önemli?
Belki de master plandaki en dikkat çekici başlıklardan biri bu.
Ar-Ge ve dijital sağlık.
Çünkü sağlık turizminin geleceği yalnızca termal suyun sıcaklığıyla şekillenmeyecek.
Teknoloji de işin içinde olacak.
Hastanın takibi…
Tedavi süreçlerinin dijital izlenmesi…
Sağlık verilerinin değerlendirilmesi…
Yeni rehabilitasyon yöntemleri…
Bilimsel araştırmalar…
Bunların tamamı geleceğin sağlık turizminin önemli parçaları.
AFSÜ’nün projeye bu başlıkları dahil etmesi, Termal Sağlık Köyü’nün geleceğe dönük düşünülmüş olduğunu gösteriyor.
Peki bu proje Afyonkarahisar’a ne kazandırır?
Aslında cevap oldukça geniş.
Yeni sağlık yatırımları…
Yeni istihdam…
Sağlık turizmi gelirleri…
Uluslararası hasta potansiyeli…
Akademik araştırmalar…
Yeni sağlık teknolojileri…
Turizm sektöründe hareketlilik…
Ve en önemlisi, Afyonkarahisar’ın marka değerinin güçlenmesi.
Çünkü şehir zaten termal kaynaklarıyla biliniyor.
Buna AFSÜ’nün sağlık bilimleri kimliği de eklenirse, ortaya çok daha farklı bir marka çıkabilir.
Ama önemli bir nokta var
Bütün bunları konuşurken şunu da unutmamak gerekiyor:
Ortada şu anda bir ön master plan var.
Yani proje fikri ve planlama çalışması önemli bir aşama olmakla birlikte, bundan sonraki süreç yatırım, finansman, uygulama ve iş birliği modellerinin oluşturulmasını gerektiriyor.
Master planın “AFSÜ-Yatırımcı İş Birliği” yaklaşımıyla ele alınması da bu açıdan önemli.
Büyük projelerin hayata geçmesi için güçlü yatırım ortaklıkları gerekiyor.
Şimdi asıl mesele
Afyonkarahisar’ın termal suyu var.
AFSÜ’nün sağlık bilimleri alanında akademik gücü var.
Ömer-Gecek’in termal turizm altyapısı var.
Şimdi yapılması gereken, bunları aynı vizyon içerisinde buluşturmak.
Eğer Termal Sağlık Köyü planlandığı anlayışla hayata geçirilebilir ve yatırımcılarla güçlü bir iş birliği kurulabilirse, Afyonkarahisar’ın termal turizm hikayesinde yeni bir sayfa açılabilir.
Belki de yıllardır söylediğimiz “termalin başkenti Afyonkarahisar” ifadesinin yanına yeni bir tanım eklemenin zamanı geliyor:
“Termal sağlığın ve sağlık turizminin merkezi Afyonkarahisar.”
Bence AFSÜ’nün 300 bin metrekarelik Termal Sağlık Köyü projesi tam da bu hedef açısından takip edilmeli.
Çünkü mesele yalnızca yeni bir tesis yapmak değil.
Afyonkarahisar’ın sahip olduğu termal kaynağı, üniversitenin bilimsel gücüyle buluşturmak.