Çocuklar kendi içlerinde, kendi dilleriyle yaşamlarını sürdüren farklı birer kişiliklerdir. Her çocuğun kendine özgü gelişim ve anlaşma örüntüsü olsa da ortak bir paydaları da vardır ki yetişkinler tarafından anlaşılma ihtiyaçları. Ancak çoğu zaman yetişkinler çocukları anlamakta zorlanır ve onlarla çatışma içerisine girer. Bu durum da ebeveyn ve çocuk arasına görünmez duvarlar örmeye başlar.
Bir çocuğu anlamak çoğu zaman onun ne söylediği ya da nasıl davrandığıyla ilgili değildir. Davranışının altında ne yattığı, duygularının ne olduğuyla ilgilidir. Bir çocuğun asıl davranışının altındaki duyguyu anlayabildiği ve doğru yaklaşım tarzını bildiği zaman ebeveynler çocuklarıyla beraber güzel bir uyum ve anlaşma tarzı yakalayabilir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken şeyler de vardır. Bunların ilki ve en önemlisi ebeveynlerin ortak bir dilinin olmasıdır. Bir ebeveyn bir şey derken diğer ebeveyn farklı bir şey söylüyorsa orada çocukla iletişim adına yanlışlık var demektir. Her zaman fikirler aynı olmasa da çocuğa yansıttığımız dil aynı olmak zorundadır. Tutarlılığı yakalayamadığımızda çocuk hangi taraf kendi için daha karlı gözükürse onun yanında olmaya başlayacaktır ve bu çift çatışmalarını da beraberinde getirecektir. Bu döngüyü kırıp ortak bir dil bulunmadığındaysa o aile içerisinde mutluluktan maalesef bahsedilemez. Bazen de ortak dil geliştirsek de çocuğumuzla çatıştığımız zamanlar olur hatta bazen çocuğumuz öyle inatlaşır ki sanki problemler hiç çözülmeyecekmiş gibi gelir. Çocuklar bazen kırıldıklarında sessizleşebilir, korktuklarında öfkelenebilir ya da sevilmediğini düşündüklerinde davranış problemleriyle dikkat çekmeye çalışabilir. Tüm bunlar inat ya da yaramazlık değildir. Anlaşılma ihtiyacıdır ve biz bu ihtiyacı bazen konuşarak anlayamayız. Oynayarak anlayabiliriz. Çocuklarınız oyunu bırakana kadar siz onlarla oyun oynamayı bırakmayın. Çünkü oyun çocuğun dilidir, oyuncaklarsa kelimeleridir. Sözel iletişime geçeceğimiz zaman ise “empatiyi”, “göz temasını”, “kısa ve net cümleleri”, “fazla açıklamalardan uzak durmayı” mutlaka uygulamalıyız. Çocuk dinlenildiğini, anlaşıldığını hissettiğinde her şey daha iyiye gidecek ve kendini daha iyi ifade etmeye başlayacaktır.
Tabi tüm bunlar bazen burada yazılanlardan daha fazlası ve zoru olabilir. Böyle anlarda kendi başımıza bu durumlarla baş edemiyorsak geç kalmadan ve ebeveyn-çocuk ilişkimizi zedelemeden bir uzmandan destek almalıyız.
Psikolojik Danışman & Aile Danışmanı
Tuba Çavaş